Kılıçdaroğlu’nun suçlamalarının hedefindeki SADAT Başkanı Melih Tanrıverdi: Randevu talebi olmadı, olsaydı kabul ederdik

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz aylarda SADAT binasının önüne gelerek yaptığı konuşma gündem olmuştu. SADAT’a yönelik suçlamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, “Türkiye asla paramiliter kuruluşlara, kurumlara teslim edilmeyecektir. Şu anda önünde bulunduğumuz SADAT bir paramiliter kuruluştur. Seçimin güvenliği sarsılırsa sorumlusu burasıdır. Buraya geldik kendilerinden bilgi almak istedik ama korkularından yuvalarına sığındılar” ifadelerini kullanmıştı. Sonrasında yaptığı konuşmalarda da sık sık şirketi hedef alan Kılıçdaroğlu’na SADAT tarafından 1 milyon liralık tazminat davası açıldı.

HABERLER.COM’A KONUŞTU

Kılıçdaroğlu’nun suçlamalarının hedefinde olan SADAT Başkanı Melih Tanrıverdi, Haberler.com Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur’un konuğu oldu. Kılıçdaroğlu’na açtığı tazminat davası hakkında konuşan Tanrıverdi, SADAT’a yöneltilen suçlamalara cevap verdi.

“SEDAT PEKER VE KILIÇDAROĞLU’NU AYNI KİŞİ YÖNLENDİRİYOR”

Sedat Peker ve Kılıçdaroğlu’nu aynı kişinin yönlendirdiğini ifade eden Tanrıverdi, “Bir üst akıl tarafından yönlendiriliyorlar. Bunların kasıtlı ve özellikle yapıldığını görüyorum ben. Kılıçdaroğlu da Sedat Peker gibi aynı şekilde yönlendiriliyor. Eline bir bilgi veriliyor ancak herhangi bir delil ya da belge yok.” diye konuştu.

“RANDEVU TALEBİ OLMADI, OLSAYDI GURUR DUYARDIK”

Kılıçdaroğlu’nun SADAT binasına gelerek seçim güvenliğine ilişkin suçlamalarda bulunması hakkında da konuşan Tanrıverdi, “Kılıçdaroğlu’nun bir randevu talebi olmadı. Öyle bir randevu talebi olsaydı mutlaka kabul ederdik. Gurur duyarız bunu yapmaktan. Ülkenin ana muhalefet partisi lideri bir şirketi ziyaret ediyor, bizim için gurur kaynağı olurdu. Ama sanki orada olmadığımızı bile bile getirmişler onu oraya. Artık kim yönlendirdiyse” ifadelerini kullandı.

“TAZMİNAT DAVASI AÇTIM, O DA AYNISINI YAPSIN”

Kılıçdaroğlu hakkında 1 milyon liralık tazminat davası açtığını ifade eden Tanrıverdi, “Basına da bildiriyorum bunu. Aynı şekilde o da yapsın. Gitsin suç duyurusunda bulunsun. Basına da desin ki ‘İşte benim dava dilekçem. Suç duyurusunda bulundum. Savcılığa bunu soruşturacaklar” desin. Bunu yapmıyor, bahçe kapımızı zorluyor” dedi.