Kızımız dünyaya bizim için gelmiş”

19 yıl önce evlenen Elçin Nalan ve Volkan Bingöl, mutluluklarını bir çocukla taçlandırmak istedi. Yaklaşık 14 yıl boyunca çocuk sahibi olmak için mücadele veren çift, daha sonra evlat edinmek üzere başvuru yaptı. Bu süreçte koruyucu ailelik sistemiyle tanışan Bingöl çifti, evlat edinme sürecinin daha meşakkatli olması nedeniyle süreci hızlandırmak için koruyucu aile olmaya karar verdi.

Bingöl çifti, gerekli evrakların ve tahkikat sürecinin tamamlanmasının ardından Temmuz 2021’de Bahçelievler Şeyh Zayed Çocuk Evleri Sitesi’nde henüz 19 günlük olan kızlarıyla tanıştı. Çift, evlat hasretini giderdikleri kızlarıyla anne ve babalık duygusunu tatmanın mutluluğunu yaşıyor.

Elçin Nalan ile Volkan Bingöl, isminin kendilerine koruyucu ailelikle geçen 6 ayını AA muhabirine anlattı.

– “KENDİ TORUNLARI, YEĞENLERİ GİBİ HEPSİ ÇOK SEVİYORLAR KIZIMIZI”

Yaklaşık 12 yıl finans, bir süre de televizyonculuk sektöründe çalıştıktan sonra iş yaşamını bırakan 44 yaşındaki Elçin Nalan Bingöl, koruyucu aile olma kararını alma sürecini aktardı.

Evlat edinmeye karar verdiklerinde eşinin ve kendi ailesinin kararlarını olumlu karşıladığını anlatan Bingöl, şöyle devam etti:

“Annem zaten baştan beri bizim çocukla ilgili mücadelemiz sırasında hep bize bu yönde telkinde bulunup, Allah’a verdiğim sözü hatırlatıyordu, sağ olsun. Ama insan zaman zaman hırslarına kapılıp öteleyebiliyor bazı şeyleri. Kendisi yapmak istiyor ya da işte ‘Bir tane öyle olsun, bir tane böyle olsun.’ diye düşünüyor. Zamanla buraya doğru yöneldiğimiz için şimdi çok mutluyuz. Ailemiz destekledi. Hatta ailede karşı çıkacağını düşündüğümüz insanlar bile çok mutlu oldular, yanımızda oldular. Hiç kimse itiraz etmedi ve bu da bizi çok memnun ediyor. Gerçekten kızımızı kendi torunları, yeğenleri gibi hepsi çok seviyorlar. Çok mutluyuz. İyi ki böyle bir şey yaptık.”

Başvuru için gerekli evrakların, tahkikatın ve bazı testlerin tamamlanmasının ardından kuruma görüşmeye gittiklerini kaydeden Bingöl, ilk gelen bebeği kabul etmek gibi bir hissin içlerinde var olduğunu anlattı. Bingöl, “İyi ki sunulan ilk bebekti kızım ve onu hemen aldık evimize getirdik, çok şükür.” ifadelerini kullandı.

Eşinin küçük yaşlarda kız bebek arzusu olduğunu dile getiren Bingöl, “Ben de onu kırmadım. Çünkü bebek özlemimiz vardı. Yoksa büyük bir çocuk almak da bizim için güzeldi, hiçbir problem yoktu ama bebek hasretini giderebilmek için ‘Hem kız hem de bebek olsun’ dedik. Aslında kızda da çok diretmedik ama yine orada da eşim babalık içgüdüsüyle kız olsun istedi. Yoksa benim çok da net bir tercihim yoktu aslında. Ama gönlümüz kız dedi, kız oldu.” dedi.

– “GÖZLERİNİ AÇIP GÖZLERİMİN İÇİNE BAKTI, O AN HER ŞEY BAŞLAMIŞTI”

Koruyucu anne Bingöl, kızıyla ilk tanışma anlarını gözyaşlarıyla anlatarak, “İlk gittiğimizde zaten çok minikti, uyuyordu. Bakıcısının kucağında getirdiler. Camın arkasından gördük. Gözlerini açıp gözlerimin içine baktı. O an zaten her şey başlamıştı.” diye konuştu.

Eşi ve annesiyle birlikte bir süre yuvada vakit geçirdiklerini aktaran Bingöl, şöyle devam etti:

“Bizi bir odaya aldılar. Önce bir hemşire geldi, onunla konuştuk. Bakıcısıyla görüştük. Birazcık haşır neşir olduk. Zaten hemen kaynaştık. Bebek olunca çok uzun süre ilişki kurmak gerekmiyor. Büyük çocuklarda daha uzun meşgul oluyorlar, 1-2 hafta sonra falan alınıyor bildiğim kadarıyla ama bebek olduğu için çabuk adaptasyon söz konusu oldu. Bir, iki saat sonunda bize birkaç malzeme verdiler, o günü kurtarabilmemiz adına ve evimize geldik. Temmuzda teslim aldık. O günden bu yana bizimle. İlk önce tabii şok olduk. Çünkü normal bir hamilelikte 9 aylık bir hazırlık söz konusu doğal olarak. Gerçi bizim de 14 yıllık bir beklememiz var. Orada da büyük bir hamilelik söz konusu ama yine de tabii elinizde minicik bir çocukla eve geliyorsunuz ve tabii nasıl bir çocuk geleceğini, ne kadarlık olacağını bilmediğiniz için çok fazla hazırlık da yapamıyorsunuz. Belli bir miktar bir şey hazırlayabildik. Ama Allah öyle yardım ediyor ki her şey bir anda halloluverdi. Kucağımızda bebekle geldik. Her yerden yağmaya başladı. İnanamazsınız. Eşler, dostlar sağ olsun. Hemen onun eşyalarıyla her yer doluverdi.”

Başta biraz zorlandıklarını ifade eden Bingöl, “Gece uyku yok. Tam bir annelik yani, hiçbir farkı yok. Annelik bence emek zaten. Anlık bir şey olduğu için doğurduğunu herkes bir süre sonra unutuyor ama esas olan emek. Onu da çok şükür kendimizden vererek, yemeyerek, uyumayarak -zaten kilo verdim bu süreçte- ona bakmaya çalışıyoruz. İnşallah layık olabiliyoruzdur.” diye konuştu.

Bingöl, kızları geldikten sonra hayatlarının değiştiğini, onun uyku ve beslenme saatine göre her şeyi planladıklarını, ona göre yaşamlarını sürdürdüklerini söyledi.

– “19 YIL ÖNCEDEN YAZILMIŞ BİR YAZI VAR”

Koruyucu ailelik kararının yıllar önceye dayanan bir hikayesi olduğuna değinen Bingöl, şunları anlattı:

“19 yıl önce hatta çocukluğumda bu konuda Allah’a söz vermiştim. Bir tane kendim evlat sahibi olmak istedim. Bir tane de yuvadan almak istedim. Öyle bir hayalim vardı. 19 yıl önce yaşadığımız, geçenlerde hatırladığım bir şey oldu ve çok da duygulandım. İlk evlendiğimizde bir hayvan edinmek istedim ama biraz titiz olduğum için kedi, köpek bana pek uygun gelmedi. Gidip bir kaplumbağa almıştık. Kara kaplumbağasına biraz manidar bir isim vermiştim. Şimdi o kızımın ismi. Daha 19 yıl önceden yazılmış bir yazı var. Eşim de bir gemi seyahatinde, kızımız gelmeden bir hafta önce içinden 2 isim geçirmiş. Onlardan biri kızımızın ismi şu anda. O yüzden manevi boyutu çok önemli. Bu konuda tereddüdü olan herkese hiç düşünmeden bir an önce yapsınlar diyoruz. ‘Biz keşke daha önce yapsaydık’ dedik ama o zaman kızımız olmayacaktı, başka bir çocuk olacaktı. Elbette o da çok güzel olacaktı ama kızımızla özel bir manevi bağımız olduğunu düşünüyorum. Bizim için dünyaya geldiğine inanıyorum. O kadar her şey rast gidiyor ki her yerde… Yani İstanbul trafiğinde park yeri bulmaktan, hastanelerde ayrıcalıktan tutun her şey Allah’ın izniyle çok kolaylaştı. Zaten çok şükür korunduğumuza inanıyoruz, her anlamda ama kızımızdan sonra her şey bambaşka oldu.”

Koruyucu anne Bingöl, kızı için hayallerini sıralayarak, “Gençliğimdeki ben olsaydı, ‘Şu okulda okusun, bunları yapsın, şunları yapsın mutlaka eğitim’ vesaire diye daha sıkı tutardım ama şimdi mutluluğunun, huzurunun daha önemli olduğuna inanıyorum. Ahlaklı, manevi güçleri sağlam, Allah inancı olan, iyi bir insan olmasını istiyorum sadece. Onun dışında şimdiden yetenekleri doğrultusunda bazı sinyaller veriyor. Onları doğru değerlendirip sadece mutlu olmasını istiyoruz. İnsanlığa faydalı, güzel işler yapan biri olmasını diliyoruz.” ifadelerini kullandı.”

– “BABA DİYECEĞİ GÜNÜ İPLE ÇEKİYORUM”

Gümrük müşavir yardımcılığı yapan 46 yaşındaki koruyucu baba Volkan Bingöl, kızlarıyla tanıştıktan sonra hayatlarının çok değiştiğini belirterek, “Onunla geçirmediğim her saniye benim için çok zor oluyor.” diye konuştu.

Kızlarıyla ilk görüşmelerinde bir bağ kurduklarını aktaran Bingöl, şöyle konuştu:

“O günden beri zaten bağımız hiç kopmadı. Allah inşallah ayırmaz. Benim için hiçbir zorluğu yok. Çünkü kendimi hazırlamıştım. O geldiği zaman zaten her şey daha kolay oldu hayatımda. Maddi yönden de hiçbir zorluk yaşamıyorduk, Allah’a çok şükür. Şimdi hiç yaşamıyoruz. Kızım bereketiyle beraber geldi.”

Kızının “anne” dediğini fakat hiç “baba” demediğini anlatan Bingöl, “Baba diyeceği günü iple çekiyorum. Sabırsızlıkla bekliyorum. Bir aya kadar der herhalde.” ifadelerini kullandı.

Bingöl, koruyucu aile olmak isteyip tereddüt duyanlara seslenerek, “Doğal yolla evlat sahibi olamayanlar hiç beklemesinler. Yani hiç boş yere zamanını harcamasınlar. Koruyucu aile olabilirler, evlat edinebilirler. Dünyanın en güzel şeyi.” değerlendirmesinde bulundu.